26/6/2007
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
bir gün anlarsın
26/6/2007
Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
Vurursun başını soğuk taş duvarlara
Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
Duyarsın
Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
Niçin yaratıldığını
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
Dolar gözlerin için burkulur
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
Sevilen gözlerin erişilmezliğini
O hiç beklenmeyen saat geldi mi
Düşer saçların önüne ama bembeyaz
Uzanır gökyüzüne ellerin
Ama çaresiz
Ama yorgun
Ama bitkin
Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın hayal kurmayı
Beklemeyi
Ümit etmeyi
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
Lanet edersin yaşadığına
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
batı medenyeti
24/6/2007
Bismillarhirrahmanirrahim
Hamd
alemlerin Rabbi olan Allaha aittir. Salat ve selam Onun şanlı Rasulü,
rahmet peygamberi kutlu müjdeleyicisi Hz. Muhammed Sallallahu ve
Selleme ehli beytine ashabına ve Allah yolunun yolcularına olsun.
Es-Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhû
Rabbimizin Aranızdan hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten sakındıran bir topluluk bulunsun. Emrine icabet ederek, kınayıcının kınamasından, zalimin zulmünden korkmadan İslami bir hayata duyulan özlemi gidermek için bu yolda bizleri böyle bir organizasyonda sizlerle buluşturan alemlerin Rabbi Allaha hamdu senalar olsun
Yaşadığımız
şu dönemde insanların zihni, medyada yer alan toplum mühendisliği
projeleri ve provokasyonlar yoluyla yürütülen AB tartışmaları sonucunda
bulandırılmış durumdadır. Türkiye içindeki Avrupa yanlısı grupların
yoğun kampanyaları ve galeyan tarzı hareketleriyle, konu dikkatle ele
alınması gerektiğini savunan grupların gerekçeleri arasında halk neye
karar vereceğini şaşırmış bir haldedir. Aslında Türkiye Cumhuriyeti
açısından halkın neyi istediği o kadarda önemli değildir. Çünkü halka
sivil toplum kuruluşları ve medya gibi araçlarla kendisi için ne
isteniyorsa onu kabul etmek durumunda olan bir yığın olarak bakılıyor.
Bazı istisnaları hariç Türkiye�de hemen hemen tüm siyasi parti yada
sivil toplum örgütleri muhtemel AB üyeliğini istemektedirler. AB
üyeliği hedefine yönelik davette bulunanların istisnasız tümü konuya
Batının Avrupa�nın her yönden bizden üstün ve ileride oldukları
açısından yaklaşmaktadırlar. Barı toplumu ve batı değerleri karşında
kendilerini daha değersiz ve küçük görmektedirler. Büyük küçük herhangi
bir konun doğruluğunu ortaya koymak için barı toplumundan barıdaki
uygulamalardan örnekler verilerek delillendirmeye ve ispatlanma
cihetine gitmektedirler. Sürekli olarak şu ifadeleri duyarsınız;
-Efendim batıda böyledir.
-Ben Almanya�da iken bunun böyle olduğunu gördüm
-Amerikalılar bunu böyle yapıyorlar.
-ben tahsilimi Avrupa�da yaptım doğrusunu sizden daha iyi bilirim.
Bunun
en canlı örneği günlerdir televizyon ekranlından ve medyadan bir türlü
düşmeryip hersen dillerin pelesenk ettiği �zina�nın suç sayılıp
sayılmayacağı tartışmalarıdır.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
bir dost istermısın !!!
23/6/2007
Ağaç gibi olmalı dost..Bahçende varlığını sezdirmeden dikilen vefalı bir ağaç gibi olmalı,köklenmeli hayatının her yanına ve sen,her zaman onun orada durduğunu hissetmelisin varlığını.İhtiyaç duyduğun her an,en kısa zamanda gidip gövdesine yaslanabilmeli,fırtınada saklanabilmelisin kovuğunda.Kucaklayabilmeli seni,güvenli kollarıyla.Dalları,bitkin başına omuz;yaprakları kanayan yarana merhem olmalı..
Tüm sırlarını verebilmeli,en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin,gölgesinde serinleyebilmelisin sorgusuz,sualsiz..Bahar geldiğinde,ilk sen görmelisin onu,ilk çiçek açışını..Senin için açmalı,sen koparmalısın ilk meyveyi dalından..Onca dalkavuk arasından vurabilmelisin yüzüne kırıldığını..Ve bir tek o,sadece o,sözünü esirgemeden,çevirmeden,bükmeden söylemeli,yanlış anlayacağını bilmemeli ve tüm bunlara rağmen sessiz kalabilmeli, dost dediğin...
Alkışlandığında değil sadece,asıl yuhalandığında ,yanında durup koluna girebiliyorsa ben,ona dost derim..
Dost dediğin;alemin için övmeli seni,baş başayken de sövmeli sana ve sen ona öyle güvenmelisin.Övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmeli,hiç şüphelenmemelisin.Seni herkezten,hatta senden bile iyi bilmeli,sana senden daha çok güvenmeli..Göz bebeklerin bulutlandığında,anlamalı yaklaşan fırtınayı,sezebilmeli,sen ağlamadan,ağlayabilmeyi,dost dediğin..Yalnızlık,çaresizlik kelimelerini silebilmeli kitabından..'Ah' dediğinde,suratının ifadesi değişebilmeli,sana 'Ah' dedirteni bakışlarıyla lanetleyebilmeli dost.Biz demeli hep,ben veya sen kelimesini kullanmamalı...
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
mona roza
23/6/2007
Sezai Karakoç
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller ak güller
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben öteliyim
Açma pencereni perdeleri çek..
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin agaçları söğüt gölgesi
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçegini eziyor gibi
Ellerinden belli olur bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahhh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları
Ki be Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki be Mona Roza bulurum seni
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun soyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artik inan bana muhacir kızı
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece güne
Altın bilezikler o kokulu ten
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller ak güller
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

